Monday, August 11, 2014

Bunları et 200 kalori yandır...


World top CEO

Oracle I, Cisco X  ))))

Teknoloji CEO’larından Facebook’un başındaki Mark Zuckerberg, Google Kurucu Ortakları Larry Page ve Sergey Brin’in yıllık maaşı 1 dolarken diğerleri dünyanın parasını kazanıyor.
Yakın zamanda New York Times, ABD’de en yüksek maaşa sahip 200 CEO’yu listeledi.
Yalnızca şirketin toplam piyasa değerinin bir milyar ve üzeri olduğu şirketlerin CEO’ları listeye alındı.


İşte en çok kazanan 17 teknoloji şirketi CEO’su:
http://www.digitalage.com.tr/teknoloji-dunyasinda-en-yuksek-maas-alan-17-ceo/#next

Monday, July 21, 2014

Amerika-İsrailin bordağa bağladığı inekdir...

    Köylerde bordağa bağlanan danalar olur-kökeltmek, kurban etmek veya süd elde etmek üçün. Neyse bu Amerika İsrail emekdaşlığı mene bu tövlede saxlanan danaları hatırladır.
    Sanki Amerika böyük bir ferma, amerikalılar da içeride südünden, etinden, buynuzlarından istifade edilmek üçün büyütülen danalardır. Bütün amerikalılar sahibin (İsrail) verdiyi suyu içib (Coca-cola), otu (MacDonalds) yeyir. Tabii bu arada süt ve et (amerikosların geliri ve maaşı) sahibin (İsrailin) cibine axır. Bütün Amerika yahudi asıllı işadamlarının şirketinde çalışır, bu şirketlerin ürünlerini kullanırlar. Bura Ford arabalardan tutmuş, Microsoft, Oracle yazılımlı bilgisayar, ipadlar, İBM serverler, gida, spor ve senaye herşey daxildir. Amerikanı yahudi asıllı amerikoslar (siyasetde ve hükumetde) idare edir. Kongresde, senatda esas figurlar ekseren ya yahudidir, yada onların elaltısıdır. Amerikada en güclü lobi yahudi lobisidir. Tabii inek hastalandığı zaman yahudi ürünlerinde checkup olur, yahudi dermanlarını kullanır. İyi süt veren inekler iyi de ikramiye ile "kesime" gönderilir. Yani geri kalan bütün ömrünü ve pensiyasını (emekli maaşı) yine yahudi malı olan dermanları kullanmakla bitirir.
 
Bu arada ineyin derisi de pahabiçilmez. İsrailin her Gazza saldırısını amerikalı görsenen yahudi siyasiler veya yahudi lobisinin elaltıları kendilerini yırtarcasına müdafie ederler.
 
Ama bence bu ineyin esas kullanışlı yeri buynuzları. Son dönemlerde Amerika danası nerde dövüşdüyse, orda İsrailin maraqlarını qorumuş oldu. Şirin Amerika xülyaları ile uyutulmuş gafil amerikalılar için yahudi maraqlarından ötrü can vermekden başqa çare yoxdur. Yoxsa ne işi var young boyun Amerikadan min km aralıda dünyanın en savaşçı halkları ile karşı cephelerde? Bu dananın zannedermisiniz ki, Afgan pelengleri ile işi kolaydır? Yaxud ereb cengaverleri ile? Orda "kurban" edilen danaların sayı gizledilir. Ama Amerika bütcesinin 500 milyard dolları bu savaşlara harcanır her sene.
    Hee, yahudi fermerlerinin tek tövlesi Amerika deyil. Bir ara sovyetler birliyinde bizim ecdad da bir xeyli süt-et ve kurbanlık verdi yahudilerin maraqları üçün. Bunlardan sadece Böyük Veten müharibesinde Bakıdan çox-çox uzaqda qurban geden 300 000 azerbaycanlı savaşçını ve milyon varillerle neftimizi qeyd etsek belke mesele biraz aydın olar.
 
Şexsi qenaetim, son 5-10 ildir yahudiler Çinde böyük ferma tikirler. Böyük herbi bütcesi ve ordusu ile Sovyetler, Amerika öküzünden sonra dünyanın başını ağrıdacak yeni Minotavr öküzü de büyük ehtimalla Çin olacak. Hetta Rusiya, Amerika öküzü bile bu öküzden çekinir.

Bizim qüdret sahibine dua ve sığınmakdan başqa çaremiz yoxdur. Elbet hz.Mehdi (İslam alemi) hz.İsanın (İseviler) yardımı ile bu Minatavr öküzünü ve onun belindeki Deccalı kılıncı ile param-parça edecek inşallah.
"Onlar (inanmayanlar) bir düzen (hile ve tuzak) kurdular. Allah da (buna karşılık) bir düzen kurdu. Allah, düzen kurucuların en hayırlısıdır." (Ali İmran/54)

İmza: Qarabala 

Tuesday, July 1, 2014

Hottest startup sectors

Ən çox yatırım edilən startup sektorları

Wednesday, June 18, 2014

Ehsen Erdoğan!

Çox cəsursan ey haliefyi-rui-zemin!

Dünya senin heybetinden tir-tir titreyir. Liderler senden korkduğu için sensiz liderler toplantısı yapır. İŞİD senden korkduğu için konsolosluk işçilerini rehin tutur. PKK senden çekindiyi için çocukları dağa kaçırır, yol kesir, arac yakır. Senden korkuduğu için Barzani Kerkükü işğal edir.
Hatta o kadar cesursan ki, Azerbaycanda okulları kapat(dın)maya çalıştın. Bunun üzerine sana bu güzellemeni yazdım...
Ehsen Erdoğan! Kapat türk okulların. Tam da sen okulları kapatmaya geldikden hemen sonra ruslar, fransızlar ve amerikalılar burda okul ve universite açmağa başlamışlar. Sonra o fransız veya rus mezun geler bakan olar. En ucuz aldığınız azer qazını daha "iyi" fiyatla satarız size. Hatta o qazı biz rusa satalım, ki son dönemler ruslar o qazı bizden almaq için yüz takla atır, rus da size pazarlasın. Yarın da rusa karşı geldiyin zaman Ukrayna kimi "qazınızı" alsın.
Türk insanı Azerbaycanı iyi tanıdığını düşünür ama yanılır. En azı türk milleti kadar kompleks cemiyyetimiz vardır. Türk qardaşlarımız ordan bizim meselelerin aysberq misalı sadece üzdeki kısmını görür. Zaten son 100 ildir türklerin kendi iç problemlerinden etraflarını görmez oldukları da başka konu.
Çox badireler aşdıq bağımsız olduqdan sonra. Biz Karabağ savaşında kendi bacağına sıxan da gördük, o savaşın neticesini de... Ona göre biz azerler bir daha kendi ayağımıza gülle sikmayız. Bu okulların faydasını görmeyecek, bilmeyecek ve kadrini bilmeyecek kadar gerizekalı deyilik hamd olsun. Bu okulların dövlet böyüklerimize emanet olduğunu da unutmarıq. Burdakı meseleler ordan göründüyü kadar basit deyil. İzah etmeye çalışsam azerler demiş bu hamur çox su götürür.

Uzun sözün kısası burda okulların kapanmasına "sevinen"lerin (bu işde sevinilicek noktayı da anlamıram) sevinci qursağında kalacak inşallah. Çünki menim düşüncem burda 2-3 sene önceden başlayan SOCAR ÇAĞ MMC emekdaşlığın neticesinde bu liseyler, dersaneler (kurslar) REBRENDİNQ olur. Gelen ilden herşey yeni isimle devam, durmadan devam ;)

Olmasa bile şimdi bir tane olan kurs, gelen yıl 10 tane açılır. Hal-hazırda Azerbaycan bazarındakı diger dersanelerin (kursların) 80%-i o camiadan. Yani "halife"yle bir ilgisi yok. Zaten söz sahibi olsaydı, kaç defa Azerbaycana geldi, Şehidler Xiyabanındakı türk mescidini açdırardı.
Elqerez, Azerbaycan müsteqil, bağımsız ölkedir. Öz daxili ve xarici siyaset kursu var. AKP-den de derin ve qedim dövlet enenelerimiz var. Bize faydalı ve zararlı olanı biz biliriz. Bu okullar fealiyyet gösterecek. Öyle veya böyle ama bu işler devam edecek.

En azı Ebrehe kadar Allaha imanımız var elbet. Kebenin sahibi Kebeni koruyacak. Önemli olan bizim hangi tarafda olmaığımız deyilmi? Ebrehenin ordusundamı, Kebe yolundamı?

Soldakı şekilde türk liseylerinin Azerbaycanın bağımsızlıq döneminde Dünya Fenn Olimpiadlarında elde etdiyi uğur ve madalyaların statistikası var.

Qeyd: Yazını qarışıq yazmaqda maksadım ortak türk dili oluşması temennisindendir. Qüsurlara baxmayın!

Friday, May 16, 2014

Wednesday, February 19, 2014

EBÜSSÜ’ÛD EFENDİ

Osmanlı âlimlerinin en meşhurlarından. On üçüncü Osmanlı şeyhülislâmıdır. Tefsir, fıkıh ve diğer ilimlerde büyük âlim idi. İsmi, Ahmed bin Muhammed’dir. Ebüssü’ûd el-İmâdî ismiyle meşhur olup, Hoca Çelebi adıyla da tanınmıştır. 1490 (H. 896) senesinde İskilib’de doğdu. 1574 (H. 982)’de İstanbul’da vefât etti. Kabri, Eyüb Câmii karşısındadır. Âlimler yetiştiren bir aileye mensûbdur. Dedesi, Ali Kuşçu’nun kardeşi Mustafa İmâdîdir. Dedeleri Semerkand’dan Anadolu’ya gelip yerleşmiştir. Babası, evliyânın meşhurlarından İbrâhim Tennûrî’nin sohbetinde, yetişmiş âlim ve kâmil bir zât idi. Sultan İkinci Bâyezîd Han onu çok sever, sohbetinde bulunurdu. Ebüssü’ûd Efendi’nin babasına bu sebeble Hünkâr Şeyhi denmiştir. 

Ebüssü’ûd Efendi, önce babasından ilim öğrendi. Gençlik çağında da babasının derslerine devam ile icazet (diploma) aldı. Babasından sonra Müeyyedzâde Abdurrahmân Efendi’den, kayın babası Mevlânâ Seyyid-i Karamânî’den ve İbn-i Kemâl Paşa’dan ilim öğrendi. Tahsîlini tamamladıktan sonra, yirmi altı yaşında müderris oldu. Çeşitli medreselerde müderrislik yaptı. 1532 (H. 939)’da Bursa kâdılığına bir sene sonra da İstanbul kâdılığına tâyin edildi. Üç sene İstanbul kâdılığı yaptı. 1537’de Rumeli kâdıaskerliğine tâyin edildi. Sekiz sene bu vazifede bulundu. 

Ebüssü’ûd Efendi, Kânûnî Sultan Süleymân Han’ın sevip değer verdiği, pek kıymetli bir âlim idi. Kânûnî, onu bütün seferlerinde yanında bulundurdu. 1541’de Budin’in fethinde, kiliseden câmiye çevrilen bir câmide, Kânûnî’ye ve orduya Cuma namazı kıldırdı. Pâdişâh’ın emri üzerine, Budin’in ve Orta Macaristan’ın tapu ve tahrir işlerini yaptı. Mühim hizmetler yaptığı bu vazifesinden sonra, 1545 senesinde elli beş yaşında iken, Fenârîzâde Muhyiddîn Efendi’den sonra şeyhülislâm oldu. 

Kânûnî Sultan süleymân Han ve ikinci sultan Selîm Han’ın saltanatları zamanında 30 sene şeyhülislâmlık yaparak din ve devlete üstün hizmetlerde bulundu. Osmanlı şeyhülislâmları arasında en çok bu makamda kalıp hizmeti geçen Ebüssü’ûd Efendi’dir. 

Süleymâniye Câmii’nin temel atma merasiminde, mihrabın temel taşını Ebüssü’ûd Efendi’ye koydurtan Kânûnî Sultan Süleymân Hân, Ebüssü’ûd Efendi’yi çok sever ve her önemli işinde onun fetvasına müracaat ederdi. Devrinde âlimler arasında bir mes’ele hakkında farklı hüküm ortaya çıksa, Ebüssü’ûd Efendi’nin tarafını tercih ederdi. Ebüssü’ûd Efendi, o devirde, devlet kânunlarını dînin hükümlerine uygun şekilde te’lif etmiştir. Tımar ve zeametlere dâir mevzularda verilen kararlar, genellikle Ebüssü’ûd Efendi’nin fetvalarına dayanmıştır. Mülâzemet usûlü de onun kâdıaskerliği zamanında te’sis edilmiştir. Kânûnî, arazî kanunnâmesini de Ebüssü’ûd Efendi’ye yaptırmıştır. Kânûnî Sultan Süleymân Han’ın cenaze namazını Ebüssü’ûd Efendi kıldırdı. Pâdişâh’ın vefâtı üzerine bir de mersiye yazdı. Bu mersiyesi de, edebiyattaki yüksek derecesini göstermektedir.

Ebüssü’ûd Efendi, sekiz sene de ikinci Selîm Han zamanında şeyhülislâmlık yaptı. İkinci Selîm Han, Ebüssü’ûd Efendi’ye çok hürmet edip, onu incitecek hareketlerden sakınırdı. Bu dönemde de pek mühim hizmetler yaptı. En mühim hizmetlerinden biri, Kıbrıs’ın alınması için fetva vererek adanın fethini sağlamasıdır.

Kuruluşundan beri devamlı gelişen Osmanlı Devleti büyüdükçe, geniş arazileri ve değişik kabileleri içine almıştı. Bütün bunların idaresinde, her devrin âlimleri pâdişâha yardımcı olmuşlar, aldıkları mühim vazifeler ile hizmet etmişlerdir. Ebüssü’ûd Efendi, bu âlimlerin önde gelenlerindendir. Zamanında en parlak dönemine ulaşan Osmanlı Devleti’nin bu başarısına büyük katkıları olmuştur

Dînî hükümleri çok iyi bilen, sağlam karakterli, kimseye haksızlık etmeyen, hatır için asla söz söylemeyen, gayet tedbirli bir âlim idi. Devrin durumunu, şartlarını, halkın örf ve âdetlerini dikkate alır, işlerinde dînin emirlerinden asla dışarı çıkmazdı. Bütün bu vasıflarıyla üstün hizmetler yaptı.

Ebüssü’ûd Efendi, 25 Ağustos 1574 târihinde 84 yaşında vefât etti. İslâm âleminde çok tanınmış olduğundan vefâtı büyük bir üzüntü ile karşılandı. Cenaze namazını kâdıasker Muhşî Sinân Efendi, Fâtih Câmii’nde kıldırdı. Cenaze namazı için o devrin âlimleri, vezirler, dîvân erkânı ve halk, büyük bir kalabalık hâlinde toplandı. İkinci Selîm Han, Ebüssü’ûd Efendi’nin vefâtından dolayı pek ziyâde üzülmüştür.

Uzun boylu, yanakları çukurca, buğday benizli, ak sakallı, nûr yüzlü, vakar ve heybet sahibi idi. İstanbul ve İskilip’te hayrat yaptırdı. İskilip’te, babası Muhyiddîn Mehmed İskilibî’nin ve annesinin medfun bulunduğu türbenin yanında bir câmi ve bir medrese, o civarda bir de köprü yaptırmıştır. İstanbul’da Eyyûb’de bir medrese yaptırdı. Kabri, bu medresenin yanındadır. Yine İstanbul’da Şehremini ve Mâ’cuncu semtlerinde birer çeşme ve hamam yaptırmıştır. Mâcuncu’da bir konağı ve Sütlüce’de bahçeli bir yalısı vardı. Tefsirini bu yalıda yazmıştır.

Osmanlı sultanlarından ikinci Selîm, üçüncü Murâd ve üçüncü Mehmed’in zamanlarında yetişen; Ma’lûlzâde Seyyid Mehmed, Abdülkâdir Şeyhî, Hoca Sa’deddîn, Bostanzâde Mehmed Sun’ullah Efendi, Bostanzâde Mustafa, meşhur şâir Baki Efendi, Hâce-i sultan Atâullah, Kınalızâde Hasen ve Ali Cemâli Efendi’nin oğlu Fudayl Efendi gibi pek çok âlimin hocasıdır.

Ebüssü’ûd Efendi, tefsir, fıkıh ve diğer ilimlerde pek çok eser yazmıştır. Bâzı eserleri şunlardır: İrşâdü’l-aklisselîm, meşhur tefsiridir. Ma’ruzât, Hasm-ül-hilâf, Gamzetü’I-melih, Kevâkib-ül-enzâr, Fetvâlar, Kânunnâmeler, Münşeat, Mektubları, şiirleri ve diğer eserler.

HÂLDE HÂLDAŞIM!

Ebüssü’ûd Efendi, İkinci Bâyezîd Han’ın, Yavuz Sultan Selim Han’ın ve Kânûnî Sultan Süleymân Han’ın fevkalâde sevgi ve iltifatını kazandı. Kânûnî Sultan Süleymân Han’ın Ebüssü’ûd Efendi’ye gönderdiği şu mektup, ona karşı beslediği hâlisâne duyguları dile getirmektedir. Mektup özetle şöyledir:
“Hâlde hâldaşım, sinde sindaşım (yaşta yaşdaşım), âhiret karındaşım, Molla Ebüssü’ûd Efendi hazretlerine, sonsuz duâlarımı bildirdikten sonra, hâl ve hatırını suâl ederim. Hazret-i Hak, gizli hazînelerinden tam bir kuvvet ve dâimi selâmet müyesser eylesin! Allahü teâlânın ihsânı ile, lütuflarınızdan niyaz olunur ki, mübarek vakitlerde, muhlislerinizi şerefli kalbinizden çıkarmayınız. Bizim için duâ buyurunuz ki, yere batasıca kâfirler hezimete uğrayıp, bütün İslâm orduları mensur ve muzaffer olup, Allahü teâlânın rızâsına kavuşalar!.. Duâlarınızı, yine duâlarınızı bekleyen, Hak teâlânın kulu Süleymân-ı bî riya.”
¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾
 1) Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye; sh. 1002
 2) Şezerât-üz-zeheb; cild-8, sh. 398
 3) Mu’cem-ül-müellifîn; cild-11, sh. 301
 4) Şakâyık-ı Nu’mâniyye zeyli; (Atâî) sh. 183
 5) Peçevî Târihi; cild-1, sh. 52
 6) Beyân-ül-hak; sh. 932
 7) Brockelmann; Sup-2, sh. 651
 8) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; cild-14, sh. 12
 9) Fevâid-ül-hehiyye; sh. 81
10) Devhat-ül-meşâyıh; sh. 23
11) Mir’ât-i kâinat; cild-2. sh. 131
12) İkd-ül-manzûm (Vefryâl kenarında); cild-2, sh. 282
13) Kamûs-ul-a’lâm; cild-1, sh. 722
14) Menâkıb-ı Ebüssü’ûd (Menâkıb mecmuası). (Süleymâniye Kütüphânesi, Es’ad Efendi kısım. No: 3622)
15) Keşf-üz-zünûn; cild-1, sh. 65, 247, 898 cild-2, sh. 1219, 1481, 2036

Monday, January 27, 2014

Create database link Oracle


--CREATE DATABASE LINK GIS CONNECT TO SDE IDENTIFIED BY freebsd USING 'BIMASDB' --'bimas-scan.bvim.rac';

select * from sde.dbtel_unv@GIS;

--select * from session_privs;
--drop database link gis;

Thursday, October 3, 2013

Mezhep İmamlarının Tasavvuf Hakkında Görüşleri


Gerçek sufilerin yöneldiği kalp ve maneviyat ilminin ne kadar önemli olduğunu bilen alimler, onlardan övgü ile bahsetmişlerdir. Bununla da yetinmeyip, onlardaki ilme ve edebe talip olmuşlardır. Öyle ki, tevazu gösterip halkalarına girmişlerdir. 
İşte mezhep imamlarımızın bu ilme bakışı: 
İmam Malik Rh.A.: 
“Kim tasavvufun öğrettiği ahlâk ve manevi hal ilmiyle yetinip fıkıh öğrenmezse, dinden çıkacak işler yapar, zındık olur. Kim de fıkıhla yetinir, ahlâk ve manevi halleri öğreten tasavvuf ilmini öğrenmezse büyük günahları işler, fasık olur. Her iki ilmi öğrenen kimse gerçek bir müslüman olur.” (Aliyyu’l-Kâri, Şerhu Ayni’l-İlim) 
Bu manada İmam Şafii Rh.A. bir hikmet pınarı olan şiirinde şöyle der: 
Hem fakih, hem sufi ol, sakın birisiyle yetinme. 
Bu sana hak için bir nasihattir dostum, incinme. 
Sade fakihin kalbi katı olur, tadamaz takvayı, 
Öbürü de cahil kalır, nasıl yapar ıslahı.” 
(Muhammed Afif, Divan-ı Şafii) 
İmam Malik Rh.A. der ki: 
“İnsan kendi nefsine hayır veremezse, insanlara da hayır veremez.” 
(Ebu Nuaym, Hilyetu’l-Evliya) 
Hanefi mezhebinin imamı İmam-ı Azam Rh.A., her iki ilmi bünyesinde toplamış kâmil bir insandı. İlim ve takvasıyla herkese örnek olmuştu. Devrindeki tasavvuf büyükleri ondan ilim ve feyz almışlardı. Meşhur velilerden Davud et-Taî K.S., ilim ve tasavvuf terbiyesi aldığı hocalarını sayarken İmam-ı Azam’ı zikreder. Hanefi fakihlerinden İbnu Abidin Rh.A., İmam-ı Azam için şu değerlendirmeleri kaydeder; 
“O, bu meydanın yiğitlerindendi. Vera, takva, edep, zikir ve fikirde zirvedeydi. Kendi zamandaki herkes onu ilim gibi takvada da imam görüyorlardı.” (Reddu’l-Muhtar) 
Sufilerin Yanında Sağlanan Fayda 
Velilerden Davud et-Taî K.S.’yi zühd ve tasavvuf yoluna sevk eden İmam-ı Azam’dır. Davud et-Taî, İmam-ı Azam’ın ilim meclisine devam ederdi. Bir gün İmam Azam Rh.A. kendisine künyesi ile hitap ederek: 
- Ebu Süleyman! Sana yeterince ilim öğrettik, dedi. Davud et-Taî: 
- Bundan sonra ne yapayım? Diye sordu. İmam: 
- Öğrendiğin ilimle amel et, cevabını verdi. 
(Kuşeyrî, Risale) 
İmam Şafii Rh.A., ilminin ve halinin yüceliğine rağmen sufilerle otururdu. Kendisine: 
- Şunların meclis ve sohbetinden ne fayda gördün? diye sorulunca, 
İmam şu cevabı verdi: 
- Onların en fazla şu sözlerinden istifade ettim: “Vakit bir kılıçtır. Sen onu kesmezsen, o seni keser. Yani sen vakitten istifade etmezsen, o senin ömründen bir parça kesip atar. Sen nefsini hayırlarla meşgul etmezsen, o seni kötülüklerle meşgul eder.” (Sülemî, Tabakatu’s-Sufiyye) 
Aynı şekilde, İmam Ahmed b. Hanbel Rh.A. de sufî Ebu Hamza el-Bağdadî K.S. ile oturup kalkar, marifet meselelerinde bir zorlukla karşılaştığında, “ya sufi, bu konuda ne diyorsunuz?” diye ona sorardı. 
İmam Ahmed b. Hanbel, önceleri pek tanımadığı için ilgilenmediği hatta bazen tenkit ettiği sufileri yakından tanıyınca, etrafındakileri sufilerle oturmaya teşvik etmeye bağladı. Şöyle derdi: “Onlar bildikleriyle amel ederek bize üstünlük sağladılar.” (Şaranî, Envaru’l-Kudsiyye) 
Yine İmam Ahmed b. Hanbel Rh.A. sık sık Bişr-i Hafi K.S.’nin meclisinde bulunurdu. Tam manası ile ona bağlanmıştı. Bir defasında talebeleri kendisine: 
- Sen hadis ve fıkıh alimi bir müctehitsin, birçok ilimde bir benzerin daha yok. Buna rağmen, niçin böyle hali-ahvali basit bir insanın yanına gidip geliyorsun, bu sana yakışır mı? dediklerinde, İmam: 

- Evet, şu saymış olduğunuz ilimlerin hepsini ben ondan daha iyi bilirim, ama o da yücelerden yüce Allah(cc)’ı benden daha iyi tanıyor, diye cevap verdi. 
(Feridüddin-i Attar, Tezkiratu’l-Evliya) 
İmam Ahmed’in oğlu Abdullah, babasına: “Maruf el-Kerhi’nin yanına hadis almak için mi gidiyorsun?” Diye sorunca, İmam Ahmed b. Hanbel: 
- Hayır, hadis almak için gitmiyorum. Fakat işin başı olan Allah(cc) korkusu ve marifetullah ondadır. İstifade etmek için gidiyorum, cevabını verdi. (Ebu talib El-Mekkî, Kûtu’l-Kulub) 
Tabiun’un büyük müctehitlerinden Süfyan es-Sevrî K.S.: “Eğer sufi Ebu Haşim’i tanımasaydım, kalple ilgili halleri ve riyanın inceliklerini bilemezdim.” der. (Sühreverdî, Avarif)
‘Onların Yolu En Doğrusu’ 
Hüccetü’l-İslâm İmam Gazali Rh.A. de şöyle der: 
“Kesinlikle anladım ki, bütün halleriyle Allah(cc) yolunu tutmuş kimseler ancak sufilerdir. Onların tutumları en güzel tutum, yolları en doğru yol ve ahlâkları en temiz ahlâktır. Daha dorusu, bütün akıllıların aklı, tüm hakimlerin hikmeti ve dinin inceliğini kavramış alimlerin bilgisi bir araya gelse ve onların hal ve ahlâklarını daha iyisi ile değiştirmek isteseler, buna güçleri yetmez. Çünkü, gerçek sufiler dini en mükemmel şekliyle yaşamaktadır. Onların zahirî ve batınî bütün hal ve hareketleri peygamberlik nurundan alınmadır. Bilindiği gibi yeryüzünde nübüvvet nurundan başka aydınlanacak başka bir nur da yoktur.” 
“Tasavvuf yolu hakkında ne denebilir ki? Bu yolun ilk şartı manevi temizlik ve kalbi Allah(cc)’tan başka bütün şeylerden arındırmaktır. Bu yolun esası, kalbi tamamen Allah(cc)’ı zikretmeye adamaktır. Sonu ise O’nun irade ve rızasında fani olmaktır.” 
“Bu öyle bir haldir ki, usulünce yoluna girenler bizzat tadarak öğrenirler. Onu bizzat tadarak, yaşayarak öğrenemeyenler, bu yolu kat etmiş sufilerle sık sık beraber oldukları takdirde, tecrübeyle ve işiterek bu halin varlığına kesin olarak inanır, yaşanan manevi haller sayesinde onu iyice anlarlar, Sufilerle düşüp kalkanlar, onların sohbetlerine katılanlar, onlardan bu imanı ve irfanı elde edebilirler. Çünkü sufiler öyle kimselerdir ki, onlarla oturan şaki (rahmetten mahrum) olmaz.” (el-Munkiz mine’d-Dalâl) 
Sultanu’l-ulema Şeyh İzzuddin b. Abdüsselam Rh.A. de şöyle der: “Ben gerçek İslâm’ı ancak Şeyh Ebu’l-Hasen eş-Şazelî’ye intisaptan sonra anladım.” 
(Şaranî, Letaifu’l-Minen) 
Son olarak büyük fakih ve arif İmam Şaranî Rh.A.’i dinleyelim: 
“İslâm’ın ilk asırlarında manevi ve kalbî hastalıklar çok az olduğu için, insanlar bir kâmil mürşide ihtiyaç duymuyorlardı. Onlar bildikleri ile amel ediyor, bir bütün olarak takva ve edebi koruyorlardı. O nesil gidip de ortalığı manevi hastalıklar kaplayınca, cahiller bir tarafa, alimler bile amelden geri kaldılar. Bu nedenle bildiği ile amel edebilmesi için, alimlerin bir kâmil mürşide intisapları zaruri oldu.” 
(Envaru’l-Kudsiyye) 
Bu büyüklerin mezhebine bağlı olan herkesin, onlardaki ilâhî aşk, edep ve tevazuyu örnek alması gerekir. Hak adamı nefsinin değil, hakkın tarafındadır. 

Dr. Dilaver Selvi 

Tuesday, September 3, 2013

Karın kasının sırrı yemek tabağında gizli

“6 Diyetisyen 6 Diyet” dizisine bütünsel beslenme uzmanı ve spor eğitmeni Karen Hill ile devam ediyoruz. Pek çok kişinin daha fit bir beden için saatlerce spor salonlarında ter döktüğünü hatırlatan Hill, “Karın kasları mutfakta yapılır, spor salonlarında değil” diyor.



4 yıl önce spor hocası eşi Tony Hill ile birlikte yaşadığı ABD’den Türkiye’ye dönen Karen Hill, bütünsel beslenme uzmanı, spor eğitmeni ve yaşam koçu. Hill, sağlıklı yaşam ve beden için önce aşağıdaki efsanelerden kurtulunmasını öneriyor:

- Güç antremanları cüssenİzİ artırır: YANLIŞ. Araştırmacılar ağırlıkla yapılan egzersizlerin uyku metabolik hızını (gece boyunca yakılan kalori miktarını) neredeyse yüzde 8 oranında artırdığını söylüyor. Bu da kişinin bir yıl boyunca, yattığı yerden 2.5 kilo vermesi için yeterli. Kadınlara bir hatırlatma, bizim büyük kas kütleleri oluştarma kapasitesimiz yok. Kadınlar için fit görünmek bir yağ tabakasının üstünüzden gitmesi ve kas kütlesiyle derimizin sıkılaşması. Hiç spor dergilerinde gördüğünüz kadın resimlerine bakarak korkmayın. Çünkü bir kadının o kadar kaslanması ancak ilaçla mümkün.

YAĞLI GIDA ŞİŞMANLATMAZ

- Her kalorİ aynıdır, bu yüzden de ne yedİğİnİzİn önemİ yoktur: YANLIŞ. Bu tam bir “diyet” kafası. Öncelikle her kalori aynı değil. O kalorinin besin değeri ve kimyası önemli. Ve o kalorinin ne zaman alındığı da önemli. Örneğin meyveyi gündüz yiyin. Akşam yerseniz hem o meyvenin şekerinin yağa dönüşme oranı artar. Ayrıca akşam yenilen şeker uykuda üretilen büyüme ve onarım hormonunu bastırır.
- Yağlı gıda şİşmanlatır: YANLIŞ. Beslenmenizde doğru yağ türlerinden yeterli miktarda almanız sağlıklı olmanız için gerekli. Şişmanlatan yağ değil, şeker.
- Dİyet gazlı İçecekler kİlo vermenİze yardımcı olur: YANLIŞ. Diyet gazlı içecekler bel çevresinde yüksek düzeyde yağlanma, yüksek kan şekeri ve yüksek kolesterol gibi bir takım belirtilerin de bulunduğu metabolik sendrom riskini artırabilir. Ayrıca diyet mamüllerinde aspartam var. Bu toktik olup, vücuttan atılamaz. Yağ depolarımızda birikir.

KOŞU BANDI KALORİ ÖLÇMEZ
- Kardiyo aletiniz yaktığınız kalorileri hesaplar: YANLIŞ. Kondisyon bisikletiniz veya koşu bandınız kilonuzu, cinsiyetinizi ve vücut kompozisyonunuzu bilmeden, ne kadar kalori yaktığını doğru olarak ölçemez. Genelde biz deriz ki “o numarayı ikiye böl”.

- Düşük yoğunluktakİ egzersİz daha fazla yağ yakar: YANLIŞ. Egzersiziniz ne kadar yoğun olursa yaktığınız karbonhidrat miktarı o kadar fazla olur. Ve vücudunuz tüm karbonhidratları yaktıktan sonra yağ yakımına başlar. Ayrıca her kişinin yağ yakma nabzı değişik. Bu maalesef test edilmeden bilinemez.
- Kİlo vermek sözkonusu olduğunda beslenme ve egzersİz eşİt derecede önemlİdİr: YANLIŞ. Farz edin ki bir yarış arabanız var. Kullanım kılavuzu belli oranda benzin kullanılması gerektiğini söyler. Ama siz diyorsunuz ki bu benzin çok pahalı vs... Ve yarış arabanız için mopet benzini alıyorsunuz. Emin olun o yarış arabanızın hız performansı zayıf olacaktır. Eninde, sonunda o motor teklemeye başlayıp, sonunda bozulacaktır. Bu yalnızca basit bir alet. Açıklaması şu: İstediğin kadar spor yap, eğer benzin yani beslenme doğru değilse o spor 5 para etmez. Eğer beslenme doğruysa o yüzde 30 sporun cevabı yüzde 100 olur.

Karen Hill’in haftalık diyet listesi
1 ve 2’ncİ gün
- Sabah kahvaltısı: 1-2 yumurtayla domatesli ve sebzeli omlet veya 2 katı yumurta veya tam yumurta yerine 5-8 arası yumurta akı kullanılabilir. 1 meyve ve zeytin.
- Öğle: Tavuk, balık veya bonfile veya ev köftesi (4-5 adet) ve salata ve-veya sebze.
- Aperatif: Açsanız 1 meyve.
- Akşam: Etli veya etsiz sebze yemeği veya balık ve salata (unutmayın salata ve sebze aynı kategoridir. Ama marul ve kıvırcığın besin değeri çok düşük).
3’üncü gün
- Sabah kahvaltısı: 2 meyve ve keten tohumu (bir tatlı kaşığı ve kesinlikle öğütülmüş kullanılsın).
- Öğle: Mercimek veya piyaz veya buharda pirinç veya kinoa (6 kaşık) ve salata.
- Akşam: Balık ve salata.
4 ve 5’İncİ gün
- Sabah kahvaltısı: Yulaf ezmesi (4-5 kaşık), zeytin ve 1 yumurta.
- Öğle: Protein, salata ve sebze.
- Aperatif: Açsanız protein içeceği ve bir meyve.
- Akşam: Sebze, salata ve çorba (domates veya sebze, ev yapımı)
1 ve 2’nci günü tekrarla ve devam et.

Spor zayıflamak için yapılmaz

SPOR ne zayıflamak ne de zevk için yapılmaz. Spor mecburidir. Unutmayın ki biz aktif bir canlıyız. Ama şimdi aynı ufak kafesteki hamsterlar gibiyiz. Biz popomuzun üzerinde dört duvar arasında floresan ışıklarının altında oturan ve her dakika elinde ya bir içecek ya da ağzında birşey çiğneyen bir canlı değiliz. Çürüyoruz... Size ilginç ve basit bir örnek, doğada vahşi ortamda yaşayan canlılar pek hastalıktan ölmezler. Sakatlanma, saldırı vs. ölürler çoğunlukla. Ama bir bakın bizimle yaşayan hayvanlara bizim hastalıkları sahiplenmiş durumdalar: Diyabet, kanser, kemik erimesi, katarakt, şişmanlık ve şimdi de depresyondalarmış. Neden acaba? Bir dikkat edin aynı bizim gibi yaşantımızı yaşıyorlar, dört duvar içinde, paket veya konserve yiyecekler ve çoğunlukla pişmiş. Bilmem mesaj alındı mı?  Çürümek=kas kaybı+yumuşama+halsizlik+asabiyet+hastalıklar+uykusuzluk... Seneler evvel ABD’de hükümet tarafından verilen tavsiye şu şekildeydi: Genel sağlık için haftada 3 gün, 30 dakika spor yeteri. Şimdi bu tavsiye ne oldu biliyor musunuz? Haftada
6 gün ve 60 dakika.

Tuesday, August 13, 2013

OBIEE - BI URL's and its purposes



http://Your_Server_Name:7001/console to access Administraton Server 
http://Your_Server_Name:7001/em  to Fusion Middleware Control (FMW)
http://Your_Server_Name:9704/analytics  to verify the status of bi_server1.
http://Your_Server_Name:9704/analytics/saw.dll?IBotSummary  to create agents
http://Your_Server_Name:9704/analytics/saw.dll?bipublisherEntry&Action=new&itemType=.xdm  to create a new datamodel for BI Publisher
http://Your_Server_Name:9704/analytics/saw.dll?bieehome  to access home page
http://Your_Server_Name:9704/analytics/saw.dll?Admin to go to Administration Page
http://Your_Server_Name:9704/analytics/saw.dll?ManageGroups to Manage catalog groups
http://Your_Server_Name:9704/analytics/saw.dll?Sessions to Manage sessions or for killing a session
http://Your_Server_Name:9704/analytics/saw.dll?ManageIBotSessions  to Manage Agent sessions
http://Your_Server_Name:9704/analytics/saw.dll?bipublisherEntry&Done=%2fanalytics%2fsaw.dll%3fAdmin&Action=admin to Manage BI Publisher previleges
http://Your_Server_Name:9704/analytics/olh/l_en/biee0194.htm to launch help documents
http://Your_Server_Name:9704/analytics/saw.dll?catalog&action=searchpanel&type=all to perform Catalog search
http://Your_Server_Name:9704/analytics/saw.dll?perfmon to view Performance related metrics
http://Your_Server_Name:9704/analytics/saw.dll?PrivilegeAdmin  to Manage various permissions with in analytics
http://Your_Server_Name:9704/wsm-pm  to verify the status of Web Services Manager.
http://Your_Server_Name:9704/xmlpserver to accesss Oracle BI Publisher application.
http://Your_Server_Name:9704/ui  to Oracle Real-Time Decisions application.
http://Your_Server_Name:9704/bioffice/about.jsp  to verify the status of the Oracle BI for Microsoft Office application.
http://Your_Server_Name:9704/bicomposer to verify the status of the Oracle BI Composer application, if this link throw error implies bi composer is not configured.
http://slc01egt.us.oracle.com:9704/analytics/saw.dll?wsdl  to access web services.

-----
Note:
Based on your permissions and environment setup you will be able to access upper links.

qaynaq: 
http://tipsonobiee.blogspot.com/